Süleyman EKİN ANTALYA, (DHA)- ‘İFTARLIK Gazoz’ filmimizde Cem Yılmaz`ın canlandırdığı `Cibar Kemal` karakterinin babası bulunduğunu, filmimizde babasının ufak düşürüldüğünü iddia eden Yusuf Kanat’ın filmin durdurulması için mahkemeye başvurmasını değerlendiren yönetmen Yüksel Aksu, “Hemşerimin mahkeme başvurması beni fazlaca üzdü” dedi.
İftarlık Gazoz filminin Antalya Deepo AVM Sinemaları`nda galası yapılmış oldu. Galaya katılan yapımcı Elif Dağdeviren, oyuncular Ümmü Putgül, Berat Efe Parlar ve Okan Avcı ile yönetmen Yüksel Aksu, sinemaseverlerle beraber filmi izledi. Film ekibi gösterimden sonrasında düzenlenen söyleşide filmle ilgili soruları yanıtladı. Bir gazetecinin, filmimizde Cem Yılmaz`ın canlandırdığı `Cibar Kemal` karakterinin babası bulunduğunu belirten Yusuf Kanat`ın filmimizde babasının gerçeğe aykırı bir halde anlatılarak ufak düşürüldüğünü iddia etmesi sebebiyle mahkemeye başvurduğunu hatırlatması üstüne konuşan Yüksel Aksu, duyduğu üzüntüyü dile getirdi. Yusuf Kanat adlı hemşerisinin mahkeme kararıyla beyazperde salonlarında devam eden filmin gösterimini tedbiren durdurulması ve 150 bin lira içsel tazminat talep etmesini, bir kaç saat ilkin öğrendiğini söyleyen Yüksel Aksu, şunları söylemiş oldu:
"Hemşerimin davası beni üzdü. Bir yanlış anlaşılma bulunduğunu düşünüyorum. Siz de bildiğiniz gibi. `Ben Dondurmam Gaymak`, `Entel Köy Efe Köy`e Karşı` ve `İftarlık Gazoz` olmak suretiyle, bir bölgenin sinemasını inşa etmeye çalışıyorum. Hatta yer yer adım Ankaralı Turgut benzer biçimde memleketini tanıtmaya çalışan, anane ve göreneklerine kıymet veren, ciddi ciddi de memleketini seven birisiyim. Benim bir ofisim de memleketim olan Muğla’da hala. Ben onlarla okey oynamadan kendimi dinlenmiş hissetmem. Fazlaca seviyorum memleketimi. Bir sanatçı olarak yalnız kendi hemşerimden böyle bir durum çıkması beni üzdü."
USTA-ÇIRAK İLİŞKİSİ
Kimseyi incitmemek benzer biçimde temel bir amacının bulunduğunu ifade eden Yüksel Aksu konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
"Eleştiren ve münakaşa, polemiklerde fazlaca iyiyimdir. Fakat, gerek geleneklerine, gerek dünya görüşlerine, gerek film ve bilim adamları ile kurulan ilişkilerde, insana dair bir gram incitmemek için oldukça itina ve özen gösteririm. Bugün de semeresini yiyorum da aslına bakarsak. Oldukça patlak şaşırtıcı ve hayret verici gişeler yapmıyor filmlerim fakat televizyonda, internette, seyircide baya bir kamusal karşılık buluyor. En ufaktan üzülüyorsun, yoksa kimi incitmek isteyebiliriz ki, kaldı ki senaryolu filmimizde izlediniz. Senaryodaki usta erdemli bir usta, bizim kadim Anadolu kültüründeki usta-çırak ilişkisidir. Bizim Ahi geleneğimizdeki benzer biçimde çırak ustaya emanet edilir. Kendisi hanımdan korkuyor fakat çırağına sövgü erişince aslan oluyor. Tıpkı babalarımız benzer biçimde. Babalarımız bir jandarma görse, bir kabadayı görse, bir ihtimal bir şey görse tırsar, korkar. Fakat evladına sataşan olursa aslan olur, kaplan olur. O şekilde bir usta o."
İNCİTTİYSEM DE ÜZÜLÜYORUM
Kendilerinin usta-çırak ilişkisinden yola çıkarak Anadolu`nun kadim kültürünü, kıymet kültürünü, dayanışma, esnaflık bilincini izah ettiklerine vurgu icra eden Yüksel Aksu sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Cibar Kemal, erdemsiz bir karakter değil. Üçkağıtçı, dolandırıcı yada sapık falan değil. Dolayısıyla alınılması da üzüntü verici. Cenabı Tanrı bile kullarını yaratıyor, kullarının kimisi ‘beni niçin yoksul yarattın, niçin sarı saçlı yarattın’ diyor. İnsanların tamamını memnun etmek olanaksız. Olabiliyor. Mahkemeye veren de bizim ağabeyimiz. Sevdiğimiz, kıymetli bir hemşerimiz: İncittiysem de üzülüyorum. Bundan başka da bir şey yapamam."
DHA
Haber Kaynağı: Sözcü
Yönetmen Aksu: Hemşerimin davası beni üzdü
0 yorum:
Yorum Gönder