Selahattin Demirtaş’tan Erdoğan’a çok ağır sözler

HDP lideri Selahattin Demiraş, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin konuları değerlendirdi. Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben çok ağır sözler sarf etti.


HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, yeni yasama yılının ilk parti grup toplantısında konuştu:


Grubumuzun temel konusu Kobani. Parlamento olarak HDP olarak bütün bu meselelere çözüm önerimiz nedir, detayları paylaşacağız.


Kobani direnişi bugün 29.-30. gününde. Kobani meselesini son 30 günde deperlendirirseniz, Başbakan gibi değerlendirirseniz; toplumu aldattığınızı zannedersiniz fakat sadece yalanlarınızı alkışlayanları aldatmış olursunuz.


Bugün Başbakan kürsüde “Sünniler, Araplar katledildi, Suriye’ye sessiz kalındı” diyor, dünya kadar danışmanınız var, HDP hangi katliama sessiz kalmış? Bunu önce anlayın sonra eleştiri yapın, saygı duyarız. Siz Suriye’de mezhepçilik yaptınız. TIR’lar dolusu dilah gönderdiniz, ÖSO’ya gönderdiniz.


Suriye’de beslediğiniz çetelerden iki şey istiyordunuz: 1-Esad’a karşı savaşın 2-Kürtlerin statü kazanmasını önleyin.


Bunu eleştirdik. Silahlar El Nusra çetelerinin eline geçiyor dedik, izin vermeyin dedik. Biz size Suriye’de olanlara sessiz kalın mı dedik?


“Para bizden lojistik bizden” diyerek silah yolladığınız radikal örgütler, Esad’a karşı savaşın, kürtlerin orada statü kazanmasına izin vermeyin dedik. 2,5 yıldır maaş verdiğiniz basın danışmanlarını bunları ortaya çıkarsın. Eline silah verip cebine para doldurduğunuz bu çetelerin ahlakı yok. Bugün sizin yanınızda, yarın karşınızda olur” dedik.


Siz New York’a BM toplantısına gittiğinizde tüm dünya sizi ‘IŞİD’i desteklemekle’ suçladı, bu algıyı biz mi oluşturduk? Başbakan diyor “Bizi IŞİD yanlısı olarak gösteriyorsunuz.” Bütün dünya öyle diyor? Biz mi dolaşıp anlattık? Sanıyor musunuz ki biz sizi teşhir ettik, sanıyor musunuz ki IŞİD’e giden TIR’ları tüm dünya bilmiyor da bir tek HDP biliyor ve ortaya çıkardı.


Suriye’de iç savaşın büyümesine sizler benzin taşıdınız. Suriye’de iç savaşın büyümesine sizler benzin taşırken içeride de bir barış arayışı başladı. Bunların hepsi İmralı’da Sayın Öcalan’la yapılan görüşmelerde masaya yatırıldı. Rojava ayrı Kobani ayrı dediniz. Bugün diyorlar ya, “Rojava ayrı, süreç ayrı!” Konuştuğumuzda böyle demiyordunuz? Bunlar o zaman masadaydı.30 gün öncesine kadar süreç ayrı Rojava ayrı demediniz. Bunlar masadaydı. Bütün bu süreçlerin birlikte işlemesi gerektiği önemini,Türkiye ile PYD’nin birlikte çalışması gerektiğini konuştuk. Siz Rojava’da kırmızı çizgimizdir oldu bittiye izin vermeyiz dediniz, biz Rojava’yı dost olarak görün ilişkiye geçin dediki zaman zaman denediniz. Ama Nusra’ya silah gitmesin engellemediniz! Rojava ile süreç ayrı” demediniz?


Kalın kalın kitaplar yazmışlar ya, zannediyorlar ki herşeyi onlar biliyor. Hayat kitaplarınız gibi değil.


Burnundan kıl aldırmayan üsttenci, otoriter tavırlarınızla siyaset yapılamayacağını görmediniz mi hala?


Kendi yazdığınız derinlikte boğulmak üzeresiniz. Bunu iki yıldır her görüşmemizde anlatıyoruz.


Sayın Öcalan uyarıyordu. Fakat o oradan uyarınca yalaka medyanız “Apo tehdit etti!” diye manşet atıyordu. Biz Suriye’de ayrımsız herkesi destekledik” diyorlar, keşke öyle olsaydı. Siyasi düşüncelerine göre desteklediniz.


Her fırsatta “Suriye bizim iç meselemizdir” dediniz. Eskimiş Başbakanınız bağıra çağıra anlattı. Nereye kadar? Kobani’ye kadar.


Evet, Somali’de Bosna’da yaşayan bizim kardeşimizdr. Ama Kobani’deki öz kardeşimiz, annemiz, amcamızdır. Aynı soyadını taşıyoruz.


Benim öz kardeşim tecavüzcünün tehditi altındayken Hükümet “Bu bizim işimiz değil” diyorsa, sen de bizim Hükümetimiz değilsin.


Bizim paramızla bizim düşmanımızı besliyorsun. Halk bunu iki yıldır izliyor. IŞİD’e tehdittir demedin ama PYD için dedin. “IŞİD ile PKK aynıdır” dedin. Aynıysa niye görüşüyorsun? Niye bizi yoruyor, kendini yoruyorsun? Niye halkı kandırıyorsun?


Biz 23 gün hükümetle diyalog yürüttük, bütün düzeylerde görüşme yaptık. İşin ciddiyetini anlatmaya çalıştık. aldığımız karşılık; ‘biz dememiş miydik’ oldu. Yapılan iyilik; kapı açıldı insanlar içeri alındı, minnetmişçesine… Bu Kobani’nin düşmemesi lazım, biz yine de gidelim konuşalım dedik. Önemini anlatalım dedik. Hala anlamamışlar, biraz önce MHP lideri ‘Gidin IŞİD’le savaşın’ diyor. Senin anlayabileceğin gibi anlatayım; Bizim büyün korkumuz IŞİD’in Kobani’yi düşürmesi karşılığında ortaya çıkan reaksiyondur. Halklarımızın karşı karşıya kalacağı tehlikeden korktuk, zalimce politikalarınızdan utandık.


Bütün bu tehditleri ve küfürleri yağdıranlar başta olmak üzere, herkes bu durumu toparlamak zorunda. Ülkenin Cumhurbaşkanı olan adamın konuşmalarına bakın.


MYK toplantımızın sürdüğü o akşam iki şey yaptık: 1-Halkımızdan destek istedik, 2-Hükümetle konuştuk. Aynı saatlerde. Kobani’den gelen imdat çağrısına en uygun tutumu sergiledik, sokağa çıktık. O çağrıyla bütün dünya ayağa kalkınca koalisyon uçakları ilk defa IŞİD’i etkili vurmaya başladı.


Yaptığınız şu kadar yardım için bile burnumuzu kıvırmadık, teşekkür ettik. Hükümetle el ele çözelim mesajı verdik.


Şimdi biz katil olduk, iki yüzlü olduk, iki yıldır bunları yapanlar ülkenin sahibi mi oldu? Bunu kabul edemeyiz.


Siz bağırıp çağırınca etrafınızdakiler korkabilir ama biz onlardan değiliz, bunu hala anlamadınız mı?


Ölümden öte köy mü var? Neyle tehdit ediyorsunuz bizi? Dersim’i, Maraş’ı, Çorum’u, köy yakmaları yaptınız, boyun eğdik mi? Kime nasıl bedel ödeteceksiniz? Her birimiz canı da halkımıza bin defa kurban olur, bunu da böyle bilin!


Provokasyonlar varmış. Senin dört tane maaşlı istihbarat örgütün var, senin haberin yoksa benim nasıl haberim olacak? İstihbarat sizin, devlet sizin. Ha değilse de bilelim. Bingöl’deki gibi yanlı istihbaratla sizi tuzağa düşürdülerse açıklayın.


Hal böyleyken kimse bize katil diyemez. Hele sen, Roboski katliam emrini veren, Gezi direnişinde vur emri veren, onlarca çocuğun vurulmasının emrini veren, Diyarbakır için “Kadın da olsa çocuk da olsa gereğini yapın” diyen sen bize en son “Katil!” diyecek adamsın! Sen önce bunların hesabını ver!


Neredeyse Ortadoğu’da olup biten her şeyden bizi sorumlu tutacaklar. Hani Ortadoğu’da her şey sizden sorulurdu?


Türkiye bugün Suriyeleşmemişse Demokratik Barış ve Çözüm Süreci nedeniyledir.


Süreci kendimiz yürütürüz diye kimi kandırıyorsunuz? Ya müzakere ciddiyetinde olursunuz ya da “Ortada sadece bizim yürüttüğümüz bir süreç var” diyorsanız bizden destek istemenize de gerek kalmaz. Biz insanız. Bu barbarlar ve tecavüz ordusuna karşı gerekirse tek başımıza direnecek ve onları defedeceğiz.


Kobani tam yüreğimizdeki direniştir. Vicdan gözüyle baktığımızda göreceğiz ki Türk’ün, Arap’ın, kadının direnişidir. Biz insanız. Bu barbarlar ve tecavüz ordusuna karşı gerekirse tek başımıza direnecek ve onları defedeceğiz.


Medyadaki tetikçilerinin gözüyle bakmayın. Gazetelerindeki köşelerini kanalizasyon gibi kullanan insanlara gazeteci demeyeceğiz.


Kaynak – Rotahaber


Haber Kaynağı: Rahatsız


Share on Google Plus

About Unknown

This is a short description in the author block about the author. You edit it by entering text in the "Biographical Info" field in the user admin panel.

0 yorum:

Yorum Gönder