İki cihan bir araya gelse de bu ülkede başkanlık olmaz!

Nil SOYSAL


Türkiye başkanlık sistemini konuşuyor. CHP’li Tekin tartışmaları ‘havanda su dövmek’ diye değerlendirip ekliyor: Bu, çaresizliklerini örtbas etme çabası. Evrensel anayasayı zehirlemek istiyorlar fakat yapamayacaklar


CHP Ge­nel Sek­re­te­ri Gür­sel Te­kin ile 2016’nın ilk gü­nü olan 1 Ocak sa­ba­hı bu­luş­tuk. Gün­de­mi­miz­de Tür­ki­ye­’nin en sı­cak gün­de­mi ye­ni ana­ya­sa ve baş­kan­lık sis­te­mi tar­tış­ma­la­rı var­dı. An­cak Te­kin bu sı­cak gün­de­mi, AKP ik­ti­da­rı­nın geç­miş­ten bu­gü­ne de­vam eden pro­je­si­nin bir par­ça­sı ola­rak de­ğer­len­dir­di ve oldukça çar­pı­cı tes­pit­ler­de bu­lun­du. İş­te CHP’­li Te­ki­n’­in hem AKP, hem de Türk si­ya­se­ti ile bir “he­sap­laş­ma­”yı an­dı­ran o söz­le­rin­den sa­tır baş­la­rı:


MU­HA­LE­FE­Tİ­ LİN­Ç ­EDİ­YOR­LAR


Bu haf­ta Mec­li­s’­te bir mil­let­ve­ki­li isim ver­me­den bir si­ya­set­çi­nin eya­let sis­te­mi­ni öven bir de­me­ci­ni oku­du. AKP ve­kil­le­ri “Ka­ğı­dı eli­ne Kan­dil mi ver­di?” di­ye sal­dır­dı­lar. Oy­sa mil­let­ve­ki­li­nin eli­ne ka­ğı­dı Er­do­ğan ver­miş­ti.

Er­do­ğan söy­ler­ken al­kış­la­yan­lar, ay­nı söz­le­ri mu­ha­lif bi­ri söy­le­yin­ce linç edi­yor­lar. Sa­de­ce bu vaka bi­le ik­ti­dar ka­la­ba­lı­ğı­nın için­de bu­lun­du­ğu uyur­ge­zer­lik ac­zi­ni gös­ter­me­ye ye­ti­yor. AK­P’­nin ül­ke­yi adım adım sü­rük­le­di­ği kor­kunç ge­le­ce­ğin in­şa­sı­nı her dö­rutubet­de “bir or­ta­ğa­” yük­le­mek gi­bi bir özgü­ta­lı­ğı var. Tür­ki­ye­’yi ku­rul­du­ğun­dan bu ya­na asla gö­rül­me­miş millet­la­ra­ra­sı bir za­fi­ye­te dü­şür­dü­ler.


KA­LA­BA­LI­K ­OL­MA­NI­N ­KİB­Rİ…


Mem­le­ke­ti ilik­le­ri­ne ka­dar soy­du­lar, so­yu­yor­lar. Eği­tim sis­te­mi­ni ta­ma­men çö­kert­ti­ler. İn­san­la­rı in­saf­sız­ca öl­dü­rü­yor­lar. Ada­let yok edil­di. Dört ya­nın­dan vu­ru­lan, pa­nik ve ke­der için­de, dün­ya­nın en mut­suz top­lum­la­rı­nın ilk sı­ra­la­rın­da­yız. AKP ka­la­ba­lık ol­ma­nın per­va­sız kib­riy­le ken­din­den ol­ma­ya­nı; kin ve şid­det­le ne ka­dar ezer­se, o ka­dar ko­lay (kut­sal da­va­la­rı­nın son du­ra­ğı) baş­kan­lık sis­te­mi­ni ge­ti­re­ce­ği­ni sa­nı­yor.


EN­KA­ZI­ GÖ­RE­Mİ­YOR­LAR


Oy­sa onu yap­tık­la­rı gün el­le­rin­de Tür­ki­ye kal­ma­ya­cak. Bu ka­dar suça bu­la­şan asla­bir ik­ti­dar var­lı­ğı­nı sür­dü­re­mez. Ka­la­ba­lık ol­ma­la­rı­nın ver­di­ği ki­bir, ya­rat­tık­la­rı en­ka­zı gör­me­le­ri­ni en­gel­ler.

Dört si­ya­si par­ti bir ana­ya­sa ça­lış­ma­sı yap­tı. Kim­se sor­ma­dı; bu 62 mad­de­nin al­tın­da dört si­ya­si par­ti­nin im­za­sı var, ni­ye çı­kar­mı­yor­su­nuz? Çün­kü onu bir baş­kan­lık sis­te­mi tar­tış­ma­sıy­la ze­hir­le­mek is­ti­yor­lar. Ze­hir­let­me­ye­ce­ğiz!

Ev­ren­sel bir ana­ya­sa is­ti­yor­sa­nız, bu­yu­run ge­lin di­yo­ruz. Şu­nu bil­sin­ler ki; re­fe­ran­dum fi­lan ol­maz ve ol­ma­ya­cak. Han­gi re­fe­ran­dum­dan söz edi­yor­su­nuz siz? MHP’­nin tav­rı açık ve net de­ğil mi baş­kan­lık ko­nu­sun­da? Ay­nı şe­kil­de HDP’­nin tav­rı da oldukça açık ve net. CHP’­nin tav­rı açık ve net.


BU­ Gİ­DİŞ, Gİ­Dİ­Ş ­DE­ĞİL­DİR…


Do­la­yı­sıy­la bu tar­tış­ma­nın adı ha­van­da su döv­me tar­tış­ma­sı­dır. Ça­re­siz­lik­le­ri­ni ört­bas et­me ça­ba­sı­dır. Çün­kü bu si­ya­si ira­de su­ça bu­laş­mış­tır. Bı­ra­kın Tür­ki­ye ta­ri­hi­ni, dün­ya ta­ri­hin­de, iş­le­yen bir hu­kuk sis­te­min­de si­ya­si ira­de­nin bu ka­dar su­ça bu­laş­ma­sı ta­ham­mül edi­le­bi­le­cek bir şey de­ğil­dir.

İn­sa­nı en fazlaca üzen ise; mem­le­ke­ti ilik­le­ri­ne ka­dar so­yan ve her kat­li­am­da bo­zuk olan gü­ven­lik ka­me­ra­la­rı­nı ta­mir et­ti­re­me­yen bir ik­ti­dar, her ya­ka­lan­dı­ğın­da ar­ka­sı­na sak­lan­dı­ğı kut­sal de­ğer­le­re en oldukça iha­net eden ik­ti­dar ol­du. Bu gi­diş, gi­diş de­ğil ve bu gi­di­şat­tan en oldukça ken­di­le­ri kor­ku­yor­lar. Ak­si hal­de ne­den ken­di ya­rat­tık­la­rı ül­ke­den ilk ön­ce ken­di seç­kin­le­ri kaç­sın ki! Bu bi­le bi­ze gös­te­ri­yor ki iki ci­han bir ara­ya gel­se bu ül­ke­de baş­kan­lık sis­te­mi ol­ma­ya­cak­tır.


Bölme’de hendek kazılsa devlet görmeyecek mi?


CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin, 2015’in son günlerine damgasını vuran hendek tartışmalarına da değinerek, “Tüm bunlar çözüm sürecinin bir parçası olmasın” dedi ve şu şekilde devam etti:

“Ulusal danışma, jandarma danışma ve polis danışma olmak suretiyle üç mühim danışma örgütüne karşın 3 yıl içersinde o tabanca deposuna dönmüş şehirler ve hendekler son aşama düşündürücü. Sur, Diyarbakır’ın göbeği. Soruyorum; Bölme’in göbeğinde hendek kazılsa, devlet bunu görmeyecek mi? Acaba tüm bu olup bitenler çözüm sürecinin bir parçası mı? Eğer çözüm sürecinin parçası değil, biz devlet olarak, danışma örgütleri olarak tüm bu olup bitenin asla bilincinde değiliz diyorlarsa, o oldukça vahim bir vaka. Davutoğlu’nun çıkıp bu tarz şeyleri açıklamasını umuyorum. Şu anda o şekilde bir duruma geldik ki; Türkiye’de bugüne dek siyasetten korkmayan bir isim olarak, ben bile gidişattan korkuyorum! ‘İstikrar için’ AKP’ye oy verenler, şu anda kendilerine ve ülkemize ne yaptıklarını, yaşananların dozu daha da tahammül edilemez hale ulaştığında anlayacaklar.”


Haber Kaynağı: Sözcü



İki cihan bir araya gelse de bu ülkede başkanlık olmaz!
Share on Google Plus

About Unknown

This is a short description in the author block about the author. You edit it by entering text in the "Biographical Info" field in the user admin panel.

0 yorum:

Yorum Gönder