Yavuz Bingöl: Berkin’in annesini yuhalattı çünkü…

Ahmet Hakan’ın Çarşamba Sohbetleri’nin bu haftaki konuğu Yavuz Bingöl oldu. Bingöl, Erdoğan’ın Berkin Elvan’ın annesini yuhalatmasını sokaklarda annesine küfredilmesine bağladı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın davetlerine katıldınız.

En son Başbakan Davutoğlu’nun Dersim gezisinde yer aldınız.

Size bu nedenle tepki gösterenler var. Ne diyorsunuz bu tepkilere?

YAVUZ BİNGÖL: Küfür ve hakaret edenleri umursamıyorum.

Yakınlarımdan, yakın çevremden, yıllardır arkadaşlık yaptığım insanlardan gelen eleştirileri ciddiye alıyorum.


Siz Gezi’den sonra oluşan kutuplaşma iklimini kırmak için mi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakan Davutoğlu’nun davetlerine katıldınız?

YAVUZ BİNGÖL: Evet… Kutuplaşmanın ya da gerginliğin kimseye fayda getirmeyeceğini düşünüyorum. Kutuplaştıranlarla da diyalog kurulmalı. Bu işlere sanat gibi kötücüllüğü olmayan bir alanın bulaşması gerekir. Böyle düşündüğüm için katıldım davetlere.


Esas sorun cepheleşme ise… Bunun en büyük sorumlusu olarak iktidarı görenler

var… Hatta bazıları Tayyip Erdoğan ‘ın, kendi saflarını sıklaştırma adına cepheleştirme

politikasını bilerek, isteyerek yürüttüğünü söylüyor. Bu durum ne olacak?

YAVUZ BİNGÖL: Ben sanatın gücüne çok inanan birisiyim. Sayın Cumhurbaşkanı’nın

benimle iki kere türkü söylemesini önemsiyorum. En azından o hafta gerginlik

olmayabilir mesela.

*

Sizinle iki türkü söylenmesi, daha ılımlı, daha kuşatıcı mesajlar vermeyi sağlasa…

“İşte sanatın dönüştürücü gücü” diye karşılanabilir. Ama pek öyle olmuyor.

YAVUZ BİNGÖL: Doğru ama buna karşılık ne yapacağız? Saf mı tutacağız? Ben saf

tutmak istemiyorum. Ülkede hep birlikte bir şeylerin ucundan tutmanın günü

gelmiştir diye düşünüyorum. Hükümet tarafı çok geriyor olabilir. Ama biraz da biz

kendimize bakalım. Biz az mı geriyoruz. Küfür, hakaret gırla…

*

Cumhurbaşkanı’yla, Başbakan’la buluşmalarınızda siyasi görüşlerinizi söylüyor

olsanız, belki tepkiler bu denli büyük olmayabilir. Oysa siz sadece iktidara görsel

destek veriyor gibisiniz.

YAVUZ BİNGÖL: Konuşacak ortam çok oluşmuyor. Konuşacak ortam olsa sorunları

dile getiririm. Mesela Sayın Başbakan Davutoğlu ile Dersim’de biraz sohbet ettik.

Alevilerin sorunlarını anlattım.


TAYYİP BEY’E BİR ÇİFT TEŞEKKÜRÜ ÇOK GÖRDÜLER


YAVUZ Bingöl, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la kurduğu ilişki hakkında ipuçları

verdi. İşte söyledikleri:


-Gezi sürecinde Başbakan’la yapılan son toplantı beş-altı saat sürdü. Ben o

toplantıda Tayyip Bey’e “Niçin çapulcu dediniz” diye soran tek kişiydim.

-Aslında Tayyip Bey benim gibi dik duran, herhangi bir menfaat beklentisi olmayan

kişileri seviyor. Benimle kurduğu ilişkiyi biraz ona bağlıyorum.

-Bizim ilişkimiz iç içe bir ilişki değil. Benim yaptığım işleri seviyor.

-Âşık Veysel’le ilgili “Ustaya Saygı” gecesi yaptık, çıktı geldi. Âşık Veysel’i de seviyor.

-Nâzım Hikmet’in vatandaşlığını verdiği zaman ben televizyon karşısında gözyaşı

döktüm. Bir solcu aydın, bir solcu muhalefet lideri ya da bir sendika lideri bir

teşekkürü çok mu görmeliydi? Niçin teşekkür etmediler?

-Neden muhalefet partileri ya da sivil toplum örgütleri ülkenin ciddi sorunlarına

ilişkin yapılan çalışmalarda iktidarın yanında olmuyor? Neden iki çift güzel söz

söylenmiyor?


ANNESİNE KÜFREDİLDİ O DA BERKİN’İN ANASINI YUHALATTI


Erdoğan ve Davutoğlu… Nasıl değerlendiriyorsunuz?

YAVUZ BİNGÖL: Tayyip Bey ve Ahmet Bey’den önce şöyle bir anlayış vardı: “Politikacı

işine duygularını karıştırmayacak. Karıştırırsa başarısız olur.” Tayyip Bey de, Ahmet

Bey de bu tezi yıktı. Duygularını işlerine karıştırdılar ve başarılı oldular. Mesela

Tayyip Bey’in cezaevindeyken kendisine bir tabak yemek vermiş gardiyanı evinde

ziyaret etmesi çok özel bir şey. Ahmet Bey’in Dersim’de bir Alevi dedesinin elini

öpmesi.

*

Berkin Elvan’ın annesinin meydanlarda yuhalatılması… Bu konuda ne

düşünüyorsunuz?

YAVUZ BİNGÖL: Burada da Tayyip Bey’in duygusallığı rol oynuyor. Sokaklarda, ölmüş

annesine küfredildiği zaman ertesi gün o da Berkin Elvan’ın annesini yuhalattı.

Bu çok insani bir şey… İşte duygusunu işine karıştırmak bu… Öte yandan şunu da

söyleyeyim: Ölmüş anneye küfür etmek, sol değerlere inanan insanların yapabileceği

bir şey mi? Ne kadar ayıp bir şey! O zaman o da öyle yapıyor.

*

Kimse kimsenin ölmüş ya da yaşayan annesine küfretmemeli. Ama sokakta küfür

edenler üzerinden genelleme yapıp işin tüm sorumluluğunu sol değerlere inanan

insanlara yüklemek de doğru değil. Ayrıca sokakta birkaç kendini bilmezin yaptığı

iğrenç iş nedeniyle neden Berkin Elvan’ın annesi yuhalatılıyor ki? Berkin Elvan’ın

annesinin suçu ne?

YAVUZ BİNGÖL: Hiçbir suçu yok tabii ki… Ama o süreçte kimse sorumluluk

duygusuyla hareket etmedi. Herkes duygularını karıştırdı bu işe.


Haber Kaynağı: Rahatsız


Share on Google Plus

About Unknown

This is a short description in the author block about the author. You edit it by entering text in the "Biographical Info" field in the user admin panel.

0 yorum:

Yorum Gönder